Bor Türkiye

 

Türkiye, dünya rezervlerinin yüzde 67'sini elinde tuttuğu bor konusunda çalışmalar yapıyor. Bor madeninin tekstilden inşaata, enerjiden tarıma kadar 250'den fazla kullanım alanı var

Rusya'nın doğalgazı kısmasıyla daha da önem kazanan sürdürülebilir ve güvenli enerji kaynakları arayan, bu çerçevede de nükleer dosyasını raflardan indiren Türkiye, 'geleceğin enerjisi' olarak nitelenen bor konusunda da sessiz ama derinden büyük bir çalışma yürütüyor.
Ulusal Bor Enstitüsü'nün (BOREN) yaptığı çalışmalara göre, en yüksek rezervi topraklarından barındıran Türkiye, nükleer santral güvenliği ve hidrojen enerjisi üretimi konusunda eşsiz bir elemente sahip. Bor, inşaat başta olmak üzere, tekstil, enerji, tarım, seramik üretimi alanlarında çığır açabilir. 250'den fazla kullanım alanına sahip olan bor, sanayinin tuzu olarak nitelendiriliyor. Dünyanın bor rezervlerinin yüzde 67'sine sahip olan Türkiye'nin dünyadaki toplam üretim içindeki payı ise yüzde 33. Bor, Türkiye'de cam, deterjan, seramik ve kimya sektörlerinde kullanım alanı bulurken, toplam rafine üretimin ancak yüzde 8'i yurtiçinde tüketiliyor. Türkiye'nin dünya bor üretiminde payını artırması ise ülke içi tüketimin artırılmasından geçiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

  Borlu beton daha sağlam
Borun kitlesel kullanımının sağlanabileceği, katma değer yaratacak sektörlerde çalışmalar yapan BOREN'in başkanı Erk İnger, projeleri konusunda Radikal'e bilgi verdi. Bor kullanımında en popüler alanlardan birinin inşaat sektörü olduğunu vurgulayan Erk İnger, şöyle konuştu:
"Çimentonun içine katılacak bor madeniyle inşaat sektöründe enerji tasarrufu ve üretim artışı sağlamak mümkün. Bor madeni katılmış betonun sağlamlığı normal yapının çok üstünde. Bu teknik beton yol, köprü, tünel yapımında kullanılabilir."
İnger, bu alandaki çalışmaların sektörel düzeyde gerçekleştiğini bildirerek, "Özellikle Marmaray projesindeki gibi büyük projelerde kullanılabilir bir dolgu çimento alternatifi yapmaya çalışıyoruz" dedi. Bor Türkiye

Nükleer reaktörün güvenliği
Nötron tutucu özelliği sayesinde borun nükleer santral yapımında kullanılabileceğini belirten BOREN'in başkanı Erk İnger, borun nükleer santrallarda oluşacak olası bir sızıntının çevreye etkilerini azaltıcı niteliğe sahip olduğunu da vurguladı.
Gelişmeye çok açık
İnger, borun geleceğin enerjisi olduğunu vurgulayarak, "Sodyum bor hidrür sentezini suyla karıştırıp bir katalizör yardımıyla kullandığınız vakit hidrojen gazını istediğiniz zaman üretebiliyorsunuz. Bu hidrojeni yakıt piline götürdüğünüz zaman yakıt pili kimyasal enerjiyi, elektrik enerjisine çeviriyor. Bu enerjiyle arabanın tekerleğini döndürebilirsiniz. Teknik olarak bunların yapımı bugün kullandığımız kaynaklarla karşılaştırıldığında ticari olarak büyük bir fark yaratıyor. Biz bu uçurumu da azaltmaya çalışıyoruz. Bu proje TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde araştırılıyor.
Ucuzlatmaya yönelik çalışmalar yapılıyor" diye konuştu. 65 üniversiteden araştırma teklifi, 65 üniversiteden yeni proje teklifi geldiğini söyleyen İnger, "BOREN yapısı itibarıyla ciddi bir kadrolaşmaya ve ekipman teminine girmeyecek ama biz sanayi, üniversiteler ve araştırma merkezleri ile çalışarak büyüyeceğiz. Bor madeni Türkiye için çok önemli" diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

Verim artışı sağlıyor
Bor madeninin tarım veriminde de kullanılabileceğini kaydeden İnger şunları söyledi: "Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) 'mikro besleyici' dediğimiz tarımsal verimin artırılması konusunda organik yöntemle verim artışı yapılabilir mi arayışı içindeyiz. Denemelerimizde bazı sonuçlara ulaştık. Zeytinde yüzde 18-19, sarmısakta yüzde 22 civarında bir artış oldu. Tarımda yüzde 20'ye varan artışlar oluyor." Türkiye'nin tarım üretiminden 20 milyar dolar civarında gelir elde ettiğini anlatan İnger, "Tarım üretimini yüzde bir artırırsak her sene 200 milyon dolarlık gelir artışınız olur" dedi.
Ahşap, kumaş, plastiğe koruma Borun alev geciktirici özelliği sayesinde ahşap, kumaş, plastik gibi malzemelerin yanmasını geciktirdiğini vurgulayan İnger, "Ayrıca ahşabı böceklenmeye, küflenmeye, çürümeye karşı koruyor ve ömrünü 10 misli artırıyor" diye konuştu.
 

Seramikçi de kullanıyor
Borun diğer kullanım alanının seramik sektörü olduğunun altını çizen İnger şunları söyledi: "Seramiğin parlak kısmı için zaten uygulama yapılıyor. Beyaz hamur kısmında da borik asit kullanmak suretiyle sonuçta daha sağlam seramik yapımında ciddi bir pazara girme çalışmaları içerisindeyiz. Sanayici kuruluşlar tarafından test ediliyor. Bunu Anadolu Üniversitesi seramik araştırma merkezi ile yapıyoruz. Bu ekibin arkasında seramik sektörünün uygulayıcıları var."

 

 

 

 

 

 

 

 

Bor un kullanıldığı yerler

Bor mineralleri ve bileşikleri çeşitli endüstri dallarında çok farklı malzeme ve ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır.

Bor ve ürünlerinin kullanım alanlarını aşağıdaki gruplarda toplamak mümkündür:

 

Cam Sanayi: Borosilikat Camları, İzolazyon Cam Elyafı, Tekstil Cam Elyafı, Optik Lifler, Cam Seramikleri, Şişe ve Diğer Düz  Camlar

 

Seramik Sanayi: Emaye, Sır,Sırça, Porselen Boyaları  ve başka yerler

 

Nükleer Sanayi: Reaktör Kontrol Çubukları, Nükleer Kazalarda Güvenlik Amaçlı ve Nükleer Atık Depolayıcı olarak, Uzay ve Havacılık Sanayi: Sürtünmeye-Aşınmaya ve Isıya Dayanıklı Malzemeler, Roket Yakıtı katkı malzemeleri

 

Askeri & Zırhlı Araçlar: Zırh Plakalar , kompozit malzemeler.

 

Elektronik-Elektrik ve Bilgisayar Sanayinde: Bilgisayarların Mikro chiplerinde, CD-Sürücülerinde, Bilgisayar Ağlarında; Isıya-Aşınmaya Dayanıklı Fiber Optik Kablolar, Yarı İletkenler, Vakum Tüpler, Dialetrik Malzemeler, Elektrik Kondansatörleri, Gecikmeli Sigortalar.

 

İletişim Araçlarında: Cep Telefonları, Modemler, Televizyonlar .

 

İnşaat-Çimento Sektöründe: Mukavemet Artırıcı ve İzolasyon Amaçlı olarak

 

Metalurji: Paslanmaz ve Alaşımlı Çelik, Sürtünmeye-Aşınmaya Karşı Dayanıklı Malzemeler, Metalurjik Flaks, Refrakterler, Briket Malzemeleri, Lehimleme, Döküm Malzemelerinde Katkı Maddesi olarak, Kesiciler, Aşındırıcılar

 

Enerji Sektörü: Hidrojen taşıyıcı,Güneş Enerjisinin Depolanması, Güneş Pillerinde Koruyucu olarak,

 

Otomobil Sanayi: Hava Yastıklarında, Hidroliklerde, Plastik Aksamda, Yağlarda ve Metal Aksamlarda, Isı ve Ses Yalıtımı Sağlamak Amacıyla, Antifrizler

 

Tekstil  Sektörü: Isıya Dayanıklı Kumaşlar, Yanmayı Geciktirici ve Önleyici Selülozik Malzemeler, İzolasyon Malzemeleri, Tekstil Boyaları Deri Renklendiricileri, Suni İpek Parlatma Malzemeleri,

 

İlaç ve Kozmetik Sanayi: Dezenfekte Ediciler, Antiseptikler, Diş Macunları,

 

Tıp: Osteoporoz Tedavilerinde, Alerjik Hastalıklarda, Psikiyatride, Kemik Gelişiminde ve Artiritte, Menopoz Tedavisinde, Beyin Kanserlerinin Tedavisinde

 

Kimya Sanayi: Bazı Kimyasalların İndirgenmesi, Elektrolitik İşlemler, Flotasyon İlaçları, Banyo Çözeltileri, Katalistler, Atık Temizleme Amaçlı olarak, Petrol Boyaları, Yanmayan ve Erimeyen Boyalar, Tekstil Boyaları

 

Temizleme ve Beyazlatma Sanayi: Toz Deterjanlar, Toz Beyazlatıcılar, Parlatıcılar

 

Tarım Sektörü: Gübreler, Böcek-Bitki Öldürücüler,

 

Kağıt Sanayi: Beyazlatıcı Olarak

 

Koruyucu: Ahşap Malzemeler ve Ağaçlarda Koruyucu olarak, Boya ve Vernik Kurutucularında

 

Mıknatıslar, bor

 

Fotoğrafçılık,

 

Kompozit Malzemeler,

 

Spor Malzemeleri,

 

Manyetik Cihazlar,

 

Mumyalama. bor

 

Bor rezervinin yüzde 70'i Türkiye'de ama...bor türkiye

Avrupa Birliği ülkeleri, yılda toplam 200 milyon Euro'luk bor ithalatı yaparken, bor kullanarak ürettikleri ürünlerden 89 milyar Euro kazanıyor.

Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) Başkanı Erk İnger, dünyada çıkarılan borun yüzde 40'ını ABD'nin tükettiğini belirterek, dünya bor rezervinin yüzde 70'inin bulunduğu Türkiye'de ise bu oranın yüzde 1'de kaldığını söyledi.

Türkiye'den çıkarılan borun yüzde 90'ının ihraç edildiğini, yüzde 10'luk bölümünün ise genellikle cam, seramik ve temizlik sektörlerinde kullanıldığını dile getiren İnger, beş yıl önce faaliyete geçen BOREN ile sanayi-üniversite iş birliğinde borun kullanım alanlarını artırmayı ve yeni ürünler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

İnger, Balıkesir, Eskişehir ve Kütahya'da bulunan rezervlerden çıkarılan borun, rafine ürün haline getirildikten sonra ihraç edildiğini anlatarak, şöyle konuştu: ''Türkiye'nin ihraç ettiği rafine borun maddi karşılığı, 200 milyon Euro civarında. AB ülkeleri ise yılda toplam 200 milyon Euro'luk bor ithalatı yaparken, bor kullanılarak ürettikleri ürünlerden 89 milyar Euro kazanıyor. Üniversite-sanayi iş birliğiyle teknolojik alt yapıyı geliştirerek, bordan elde ettiğimiz katma değeri yükseltmeliyiz.''

 

Füze / Uçuş Yakıtları
Bor kimyasalları özellikle füze yakıtı olarak kullanılmaktadır. Sodyum tetraborat, özel uygulamalarda yakıt katkı maddesi olarak kullanılmaktadırlar.
 

Atık Temizleme
Sodyum borohidrat, atık sulardaki civa, kurşun, gümüş gibi ağır metallerin sulardan temizlenmesi amacıyla kullanılmaktadır.... boron

Yakında bor ihracatı, bor imaları, bor araştırması yapan firmaları tarafınıza sunacağız.

Bor Türkiye

Hidrojenli araba olarak da bilinen hidrojen motoru ile çalışan araçlar artık prototip bazında da olsa ülkemizde de üretiliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi İTÜ tarafından tasarlanan ve HydroBee adı ile duyurulan araç da bunlardan birisi. Henüz prototip olsa da ilk yarışına giren araç 1litre benzin karşılığı enerji ile 550 km yol katetti.

Hidrojenli araba

Türkiyede artık otomobil araştırmaları konusunda ciddi gelişmeler göze çarpmakta. Üniversiteler ve özel girişimciler artık otomobil sektöründe araştırma ve geliştirme faaliyetlerine hız verdiler. İstanbul Teknik Üniversitesi Hidrojenli Araç Ekibi de otomobil sektöründe araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten oluşumlardan birisidir.Her yıl Fransa'da düzenli olarak yapılan Shell Eco-Marathon yarışına katılmak ve en iyi 15 araç içerisinde yer almak isteyen İTÜ Hidrojenli Araç Ekibi benzin, motorin, LPG ve alternatif enerji kaynakları ile sınırlandırılmış durumda olan otomotiv sektöründe alternatif enerji kaynağı olarak sayılan Hidrojen Enerjisi ile çalışan bir otomobil tasarlamıştır. Eco-Maraton a 2006 yılında katılan ekip HydroBee ile 1 litre benzin karşılığı enerji ile 550 km gitmiş. 550km yi 1 litre benzin karşılığı enerji ile gittiğinizi düşünsenize. Ve bu teknolojinin günlük hayatta kullanıldığını...... Türkiyenin en uzak iki noktası arasında 5ytl gibi bir rakamla seyahat edebildiğinizi....

Yakıt enerjisi olarak hidrojeni kullanan HydroBeenin yapımında İstanbul Teknik Üniversitesi Hidrojenli Araç Ekibi olarak Birleşmiş Milletler Hidrojen Teknolojileri Merkezi (UNIDO-ICHET) ile irtibata geçilmiş ve UNIDO nun desteğiyle projeye başlanmış.

PMFC Hidrojen pili ile çalışan araç tek kişilik olarak tasarlanmış ve ağırlığının 50 kg civarında olması öngörülmüş. Evet yanlış okumadınız, sadece 50kg. Aracın menzilini arttırabilmek için harcanan enerjiyi minimumda tutmak adına aracı olabildiğince hafif üretmek için çabalayan İTÜ Hidrojenli Araç Ekibi aracın ağırlığını 50kg ile sınırlandırmış.

İTÜ Hidrojenli Araç Ekibini yaptıkları çalışmadan dolayı kutluyoruz. Türkiyenin HydroBee gibi daha bir çok projeye ihtiyacı var. Türkiyede otomotiv sanayisinin yüksek teknoloji ürünlerine ihtiyacı var. Türkiyenin kendi teknolojisini geliştirmeye ihtiyacı var. İTÜ Hidrojenli Araç Ekibi diğer organizasyonlara örnek olması gereken bir oluşum. Tebrik edilmeleri ve desteklenmeleri gerek.
 

Bugün herkesin duyduğu ancak tam ne olduğunu bilmediği BOR madeni aslında evimizin her köşesinde kullanılmaktadır.Bugün evimizde kullandığımız eşya'da Bor madeninden istifade edilmektedir.BOR dünya'daki sadece 109 elementten sadece bir tanesidir.Bor, periyodik tabloda B simgesi ile gösterilen, atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81 olan metalle ametal arası yarı iletken özelliğe sahip bir elementtir. Bor tabiatta hiçbir zaman saf halde bulunmaz. Doğada yaklaşık 230 çeşit bor minerali olduğu bilinmektedir.Çeşitli metal veya ametal elementlerle yaptığı bileşiklerin gösterdiği farklı özellikler, endüstride birçok bor bileşiğinin kullanılmasına olanak sağlamaktadır. Bor, bileşiklerinde metal dışı bileşikler gibi davranır, ancak, farklı olarak saf bor, karbon gibi elektrik iletkenidir. Kristalize bor görünüm ve optik özellikleri açısından elmasa benzer ve neredeyse elmas kadar serttir.

Borun saf elementi ilk defa 1808 yılında Fransız kimyager J. L. Gay - Lussac ve Baron L. J. Thenard ile İngiliz kimyager H. Davy tarafından bor oksidin potasyum ile ısıtılmasıyla elde edilmiştir.

Bor'un Kullanıldığı Alanlar

* Cam elyafı yapımında bor ürünleri, *Borcam yapımında, *Emaye ve seramik sırı yapımında, *Yanmayı önleyici maddeler, *Sabun ve deterjan sanayi, *Metalurji sanayi(Çelik Alışım Sanayi ve Çelik Zırh ayrıca Titanyumun güçlendirilmesindede en önemli rolü oynar), *Tarım sektörü

Eveeet bunlar Bor'un kullanıldığı alanlardır.Okuduklarınız buraya kadar can sıkıcı gelebilir ama işte Boru Amerika için önemli yapan şey aslında ise Nükleer Sanayinde ve diğer bazı teknolojik alanlarda kullanılmasıdır.

Tüketim miktari yönünden önemli olmamasına rağmen teknolojik ilerleme açısından büyük önemi olan Bor bir kullanım alanıdır.

Bor mineral ve bileşikleri 10B ve 11B izotoplarını içerirler. B'un nötron emme gücü çok yüksektir. Bor izotopları nükleer reaksiyon sırasında denetim kurulmasına olanak verdiği gibi, dimetil eter, elementer bor, zenginleştirilmiş bor oksit veya asit veya ferroboron haline dönüştürüldüğünde nükleer reaktörün kontrol çubuklarının yapımında da kullanılır. Bu çubuklar % 2 bor içeren çelik/alüminyum alaşımlarıdır. 10B nükleer reaktörlerde koruyucu kabuk olarak işe yaramaktadır.

Bor karpitler Phenix reaktörlerinde koruyucu kabuk olarakta kullanılmaktadır. Bor 304 adı verilen yeni bir paslanmaz çelik atık nükleer yakıtı taşırken, içine konulduğu kapların yapımında kullanılır. Nükleer sanayiinde borun en yakın rakibi gadolinyum ve samaryumdur.

Kaliforniya üniversitesi'ndeki 11B araştırmalarda 11B'in proton fizyonlanması sırasında radyoaktivitesiz enerji açığa çıkmıştır. Böylece temiz nükleer enerji elde edilmektedir.

BOR'UN BULUNDUĞU BÖLGELER

ABD, Şili, Arjantin, Peru, Bolivya, İtalya, Rusya ve Türkiye’de yüksek miktarda bor maden rezervleri bulunmaktadır. Türkiye’deki bor madenleri, ki bunlar dünya rezervlerinin % 63’ü, dünyanın en büyük bor bileşiği tedarikçisi olarak bilinen Eti Maden tarafından işletilmektedir. Dünyanın yerkabuğundaki bor yüzdesinin 0,001-0,0003 civarında olduğu varsayılmaktadır.

Tüm bunlardan Bor madenin ne kadar hayati olduğu ortadadır.Şimdi sizi biraz daha dikkatinizi çekmek amacıyla Türkiye'de bir üniversitede Amerikalı bir profösörün seminerinde solundaki bin kişiye yaptığı konferanstan Bor ile ilgili söylediklerini aktarıyorum

"Bor geleceğin bir numaralı madenidir.Boru yakıt haline dönüştürmek mümkündür.Bor madeni ile çalışan motor sistemleri mevcuttur.Bunlar jet motorlarından daha fazla itiş gücüne sahiptirler.Ve en önemlisi Bor madeni'nin çok az bir kısmı yakıta dönüştürüldüğünde uzun mesafeler katetmek mümkündür.Ne yazık ki! Bor dünya'da çok yaygın olan bir element değildir.Ülkeniz Bor madenlerinin en büyük payına sahiptir.Türkiye Türklere bırakılamıyacak kadar değerli bir ülkedir."

Evet belki inanması güç ancak o profösör aynen bu konuşmayı gerçekleştirmiş salonda uyuklayan birçok öğrenci biranda irkili vermiştir.Aslında üstü kapalı çok güzel bir mesaj vermiştir.Peki dünya dışı varlıklar için Bor hayati önemi ne olabilir?

-Uzay Mekiklerinde Bor Madeni-

Sizlere uzay mekiklerinin hemen hemen her tarafında bor madeni olduğunu söylemek artık gereksizdir heralde. Uzay mekiklerin yakıt sisteminde bor mevcuttur.Bu itiş gücünü kuvvetlendirmektedir.Artı olarak Bor mekiklerin dışındaki seramikte mevcuttur.Bu da Dünya atmosferine girildiği sırada mekiğin ısınıp patlamasına engel olmak içindir.Kısacası Bor mekiklerin her tarafında kullanılmaktadır.Küçük bir not olarakta Amerikalılar'ın havada infilak eden uzay mekiği Challenger'in sağlam kalan tek parçası, Türk borundan yapılan baş kısmı. Bu bile, Türkiye'nin elindeki gücün kanıtı.Çünkü Bor'da kalite kalite sınıflandırılmaktadır.Ve en kaliteli Bor Türkiye topraklarındadır.İkinci buna ispat yardımı bir başka konu ise NASA'nın Marsa gönderdiği Anka Kuşu uzay aracıda Mars yüzeyinde Türkiye'den gönderilen Ham Bor sayesinde haraket ettirilmiştir.

Dünya Dışı Varlıklar için Bor'un Önemi ( Teori )

Öncelikle ABD ve Dünya Dışı yaşımın Bor pazarlığını sorgulayalım iddia'ya göre;MJ-12, DDBV’lerle (Dünya-Dışı Biyolojik Varlıklar) sınırlı işbirliği ile gizli bir program yürütüyordu. Zeta Reuculi yıldız sisteminden geldiği iddia edilen, büyük siyah gözlü ve kocaman kafalı, akıllı sürüngenimsi yaratıkların (Gri’lerin)(1) acilen “Bor” elementine ihtiyaçları vardı. Bu element de Amerika’nın güneybatısında bulunuyordu. İlginç bir tesadüftür ki, ülkenin çok gizli askeri tesisleri de yoğun olarak bu bölgede bulunuyordu.

İlk olarak burada Dünya dışı varlıkların Bor elementine ihtiyaçları olduğu iddiası yer almaktadır.Peki bu neden olabilir.

1.Uçan dairelerinin dış kabuğundaki bir çatlak ya da bir yarıktan dolayı

2.Yakıt'a ihtiyaçları olduğundan dolayı

3.Motor sistemlerindeki bir ağrızadan dolayı

Birinci sebep için bir teori üretmek gerekirse aslında mantığa en yatkın geleni budur evet çünkü dünya yapımı mekikler nasıl ki atmosferdeki sürtünmeden kurtulmak için Bor'dan istifade ediyorlarsa Dünya dışı varlıklarda bu şekilde mekiklerini korumaktaydılar ve dış kabukta bir çatlak olduğu sürece araçlarının yerden kalkması imkansızdı.Çünkü böyle birşeyi denemek Challenger'a kader ortaklığı etmekle eş değerdi.Bu yüzden Bor'a ihtiyaçları vardı.

İkinci sebep ise çok düşük bir ihtimal benim açımdan çünkü gezegenler arası yolculuk yapan bu varlıklar mutlaka ama mutlaka tanklarında yeterli yakıta sahip olmalıydılar.Çünkü bu kadar gelişmiş bir uygarlıktan gelen varlıkların bunu hesap edemesi gibi bir durum sadece komediydi.İşin ilgincide Bor'u yakıt olarak kullanıp kullanmadıklarıydı.

üçüncü sebep ikinciye göre biraz daha mantıklı çünkü dünyada bile kullanılan bazı motor sistemleri sadece güçlü bir ateşleme için bor'a ihtiyaç duymaktadırlar bu motorlar günümüzde araç ve uçak saniyisinde pek kullanılmasada ABD ve dünyadaki birçok gelişmiş orduda bu tarz motorlar mevcuttur.Bunun bilgisi için arama motorlarında rahatlıkla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Akla herşeyden önce şu sorular gelmelidir.Benim şahsi kanaatim ABD nin Bor karşılığı bir pazarlağa girdiğine inancım sonsuz!Ama dünya dışı varlıkların Bor için ABD ile pazarlağa gireceğine karşı hiç inancım yok! Çünkü eğer ki siz dünya dışından gelseydiniz ki! Bor için teknolojinizi vermeye göze alıyorsunuz! ki bu da ayrı bir saçmalıktır.Ama yinede biz böyle olduğunu varsayalım Eğer sizin için Bor çok önemli olsaydı seçiminizi ABD'den yana kullanıp sadece belli miktarda Bor'a sahip olmak için Teknolojinizi satmayı mı göze alırdınız yoksa yüzde olarak dünya lideri Türkiye'yi seçip inanılmaz miktarlarda Bor'a sahip olmayı mı göze alırdınız ? Sizin seçiminiz ne olurdu.Tüm bunlara baktığımızda ya Dünya dışı varlıklar düşündüğümüz kadar akıllı üst düzey zekaya sahip değiller ya da gerçekten ABD nin Türklere nazaran biraz daha saf olduğunu düşünmüş olmalılar.Arkadaşlar herşeyi bir kenara bırakıp öncelikle kendinize sormalısınız.Buradaki herkesin görevide bu olmalıdır.ABD ile Dünya Dışı varlıklar arasında böyle bir pazarlık olmamıştır.Olamaz da Mantığı doğru ucundan yakalamakta fayda var.Mantığı doğru ucundan yakaladığınız zaman bunun sadece bir söyletme hikayesi olduğunu anlarsınız.Konuyu kapanışa bağlarkende şunları söylemek istiyorum ABD Dünya dışı varlıklar ile iş birliği içinde değildir.Sadece bir al gülüm ver gülüm politikası vardır.Başka hiç birşey yoktur.Peki Gri'ler dediğimiz ırkı teknolojisini satmaya iten güç nedir bana kalırsa en mantıklı yol ırkının artık genetik olarak yok olma aşamasına gelmiş olmasıdır.Bunun içinde kendilerine uzay ile bir bağlantısı olmayan galaksiler arası bilgiye sahip olmayan bir gezegen ırkı seçmekti ama bu ırkın aynı zamanda fiziksel ve biyolojik olarak belli bir zekaya'da sahip olması gerekiyordu.Bu sebepledir ki seçeneklerini dünyadan yana kullanmışlardır.Şimdi onlar melez bir ırk yaratma çabasındayken ABD ise istediği zaman onları nasıl defedeceğini düşünmeye başlamıştır bile...Gün gelicek bu düzen bozulacaktır. bor bor bor türkiye bor türkiyenin en önemli kaynaklarından fakat önemini yok etmeye çalışıyorlar...bor türkiye
bor türkiye bor turkiye bor turkiye 03 Kasım 2014 Pazartesi